GM Teknik Cam San. A.Ş. ile sendikamız arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi müzakerelerinde yaşanan uyuşmazlık nedeniyle, 17 Temmuz 2025 tarihinde başlattığımız grev 29 Aralık 2025 tarihinde 166’ncı gününe ulaştı.
Grevin beş buçuk aylık süreyi geride bırakması ve işverenin çözümü müzakere masasında değil de, grev kırıcılığında araması üzerine, üyelerimizin talepleri doğrultusunda Merzifon kent merkezinde basın açıklaması gerçekleştirildi.
Genel Başkan Yardımcımız Faruk Aslan tarafından kamuoyuna yönelik olarak gerçekleştirilen basın açıklaması öncesinde üyelerimiz Cumhuriyet Caddesi üzerinde yürüyüş geçekleştirdi. İşçiler yürüyüş sırasında sıklıkla “sadaka değil toplu sözleşme”, “yaşasın örgütlü mücadelemiz”, “kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz”, “yaşasın sınıf dayanışması” sloganlarını attı. Merzifon halkı da gerek alkışlarla gerekse de sloganlara eşlik ederek yürüyüşe destek verdi.
Gerçekleştirilen etkinliğe üyesi olduğumuz Türk-İş Konfederasyonu’nun Amasya İl Başkanı Ayturan KÜPCÜ, Türk-İş Konfederasyonu’nun Çorum İl Başkanı İhsan ÜÇTEPE, Belediye-İş Sendikası Amasya Şube Başkanı Tuğrul SEVİNDİ, Belediye-İş Sendikası Çorum Şube Başkanı Mehmet Şen, Belediye-İş Sendikası Çorum Şube Başkan Yardımcısı Doğan Can Gül, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Merzifon Temsilcisi Recep KARABEK, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN) Merzifon Baştemsilcisi Eyüp Turan, Tüm Üretici Köylüler Sendikası Başkanı Sadık Turan, Tüm Bel-Sen İşyeri Temsilcisi Demet Tosun, Karadeniz İşçi Derneği Temsilcisi Atilla Karagöz ve dernek üyeleri, Emek Partisi Amasya İl Başkanı Cumhur Koca, Saadet Partisi Merzifon İlçe Başkanı Salih Sarıkaya, önceki dönem Merzifon Bağımsız Belediye Başkan Adayı Mustafa Şenol, CHP Merzifon İlçe Başkanı Hasan Caba, Yeşil Sol Parti İl Temsilcisi Enver Mete, Tokat’ta bulunan CRS Tekstil Fabrikası’nda ödenmeyen ücretleri, tazminatları ve sendika seçme hakları için direnişe geçen BİRTEK-SEN üyesi Şık Makas işçileri, Umut-Sen Temsilcileri ve çok sayıda yurttaş destek verdi.

Genel Başkan Yardımcımız Faruk Aslan gerçekleştirdiği basın açıklamasında aşağıdaki ifadeleri kullandı:
“Değerli Merzifonlular,
Sendikamızın değerli üyeleri,
Değerli emek dostları, Türk-İş İl Başkanlarımız, değerli şube başkanları, siyasi parti temsilcileri
Çok kıymetli basın emekçileri
Sizleri sendikamız Kristal-İş adına saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Genel Başkanımız Bilal Çetintaş ve Genel Merkez Yönetim Kurulu üyelerimizin hepinize selamları var.
Bugün burada Gümüş Holding’in iştiraklerinden olan GM Teknik Cam Fabrikası işçilerinin haklı taleplerini haykırmak ve sürece dair yaşananları sizlere tüm şeffaflığıyla anlatmak için toplanmış bulunuyoruz.
Konuşmamın başında öncelikle burada bulunan emek dostlarına, özellikle de sürecin en başından bugüne dek, burada bulunan üyelerimizle dayanışma gösteren Tüm Üretici Köylüler Sendikası Başkanı Sadık Turan abimize, Emek Partisi Amasya İl ve Merzifon İlçe örgütlerine, Umut-Sen temsilcilerine, Bir-Tek-Sen Sendikası’na ve Şık Makas işçilerine, değerli basın emekçisi kardeşlerime çok teşekkür ediyorum. Gösterdiğiniz dayanışma bizlerin gücüne güç katıyor. Üyelerimizin direncini güçlü kılıyor.
Sevgili emek dostları,
Kamuoyuna birçok defa açıklamasını yaptığımız üzere Kristal-İş olarak GM Teknik Cam Fabrikası’nda 2024 yılında olumlu yetki tespitimizi aldık.
Devamında bir yargı süreci yaşandı. Bizler bu yargı sürecinde de haklılığımızı ispat ederek 2025 yılı içerisinde mahkememizi kazandık. Ve yetki belgemizi aldık.
Bizler yetki aldığımızda işyerinde, ücretlerin geç ödenmesi, yıllık izinlerin gelişi güzel kullandırılması, düzensiz fazla mesai gibi çok ciddi sıkıntılar vardı.
Burada bulunan işçiler bu nedenle Anayasal haklarını kullandılar ve sendikalaştılar. Bu sorunları yasal yollardan çözüme kavuşturmak için bu mücadeleye giriştiler.
Unutulmamalıdır ki sendika hakkı anayasal bir haktır. Vatandaşlık hakkı neyse sendika hakkı da odur. Mülkiyet hakkı neyse sendika hakkı da odur. Sendikal faaliyetler yasalarla korunan temel insan haklarıdır. Grev hakkı da Anayasamızın işçilere verdiği bir haktır. Bu nedenle halk tarafından sahiplenmesi önem arz etmektedir.
Bugün aynı sorunları pek çok fabrika yaşıyor! Çalışma koşulları son derece esnek. Ama bizler ne yazık ki bu koşullarda bu sorunların çözümünü sağlamakta başarı sağlayamıyoruz. Ciddi bir dirençle karşı karşıyayız ve anlaşılamadığımızı düşünüyoruz.
Bizler tüm bu sıkıntıları karşılıklı konuşarak çözeceğimize olan inançla, 2025 yılı içerisinde işveren tarafı ile toplu sözleşme görüşmelerine başladık. Yasal prosedür çerçevesinde bu görüşmeler 7 ay boyunca devam etti. Tüm süreç boyunca işveren ile 10 defa yüz yüze görüşme gerçekleştirdik. Ancak bu görüşmelerden olumlu bir sonuç maalesef elde edemedik. Toplu sözleşme taslağımızın özellikle ücret ve sosyal haklarını düzenleyen maddelerinde bir mutabakat sağlayamadık. Bunun üzerine Genel Merkez Yönetim Kurulumuzun kararıyla, Kanuna uygun olarak 17 Temmuz 2025 tarihinde üyelerimizin katılımıyla grevimizi başlattık.
Bu süreçte sendikamız, diğer örgütlü olduğumuz işyerlerinde olduğu gibi burada da hukuk kaidelerine uygun bir şekilde davranmıştır. Aynı zamanda hukuka bağlı kalarak ve uzlaşmaya yakın bir tavır ortaya koyarak anlaşma çabası göstermiştir. Ancak maalesef gelinen noktada hem Merzifon’un kendi karakteristik özellikleri hem ekonomik ölçeği hem de çalışma koşullarındaki şartlar bu sürecin barış içinde sonuçlanmasına imkân sağlayamamıştır.
Bizler Kristal-İş olarak sürecin en başından bu yana üyelerimizin taleplerini masaya getirdik. Hiçbir talebimizde de olmazsa olmaz demedik!
Bizim amacımız ve gayemiz oradaki çalışma düzenine bir kural getirmekti. Hukuku uygulanabilir kılmaktı. Üyelerimizin insanca yaşamasına bir nebze de olsa katkı sunabilecek bir ücret sağlamaktı. Görüşmelerimizin son aşamasında da işverene sunduğumuz teklifimiz ücret zamları, sosyal haklarımız ve ikramiye dahil brüt 34.750 TL. Bu talebimizin net karşılığı bugün itibariyle 27.000 – 28.000 aralığındadır.
Bugün açıkça görülüyor ki, bizim bu talebimiz, 2026 yılı için açıklanan asgari ücret ile başa baş gelmiştir. Herkes takdir edecektir ki bugün, 27 – 28.000 TL net bir ücret Türkiye’deki açlık sınırının gerisinde olan bir ücrettir. Bu ücret bir kişinin tek başına yaşam maliyetinin dahi çok çok gerisinde bir taleptir.
Mevcut durumda üyelerimizin bir aylık çalışma karşılığında kazanmış oldukları 22.000 TL net asgari ücrettir. Çok azı 23-24 bin almaktadır. Üyelerimiz buna rağmen, her türlü zorlu çalışma koşulları, iş sağlığı ve güvenliği riskleri, yoksulluk ve esnek çalışma koşulları altında çalışmalarını bugüne kadar sürdürmüştür.
Ve bundan sonra, hukuka uygun çalışma kurallarında, hukuka bağlı kalarak, toplu iş sözleşmesiyle ve de Kristal-İş Sendikası çatısı altında iş yerlerine dönmek istemektedirler.
Bizlerin şirketi batırmak, iflas ettirmek, zarar ettirmek gibi bir amacı asla söz konusu olamaz. Bizlerin amaç ve gayesi en başından beri buradaki üyelerimizin iş güvencesini sağlamaktır. Hukuk kurallarına bağlı olarak çalışmalarını sağlamak ve insanca yaşamalarına katkı sunabilecek bir ücrete erişmelerini sağlamaktır. Bunu yaparken de iş yerinin ve bölgenin gerçeklerinden hiçbir zaman kopuk hareket etmedik. Bugünden sonra da aynı şekilde hareket etmeye devam edeceğiz.
Ancak taraflar da şunu bilmelidir ki, artık burada yeni bir sayfa açılmıştır. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. İnsanların kuralsız bir şekilde çalıştırılmasına hiçbirimiz taraf olmayacağız. Buradan işverene çağrımızı bir kez daha sizlerin ve kamuoyunun önünde yapıyoruz.
Talep ettiğimiz ücret, açlık sınırının ve bekar bir kişinin yaşam maliyetinin çok çok altında bir ücrettir.
Burada gelin bu çağrımıza kulak verin!
Üyelerimizin haklı talepleri için masada müzakerelere oturun! Bu talepleri masada müzakere edelim.
İş barışını hep birlikte sağlayalım.
İnsanların insanca yaşayabileceği bir ücreti olmadan, iş güvenceleri olmadan hiçbir şekilde iş barışı sağlanamaz!
Grev kırıcılığı yaparak, hukukun arkasından dolanarak iş barışı sağlanmaz! Grevi kırdırarak, grevdeki işçilerin yerine kanunlara aykırı şekilde işçi çalıştırarak iş barışı sağlanamaz!
İnsanları kutuplaştırarak, insanları bir birine düşürerek iş barışı sağlanamaz!
İş barışı, temel insan haklarına ve insanca yaşamaya olan taleplere saygı duyarak sağlanır.
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Yaşasın onurlu mücadelemiz!
Yaşasın işçilerin birliği!
Yaşasın Kristal-İş!
Bu dayanışmaya çocuklarınız ve geleceğiniz için sahip çıkacağınıza inanıyor, katılımınız ve gösterdiğiniz dayanışma için hepinize teşekkür ediyorum.
Dayanışmayla kalın!






















